eskisi gibi…

Karanlık bir geceyi dolunay aydınlatırken
Veda ettim ona…
Kalbim deli gibi çarparken umutsuzluğunda, veda ettim…
Büyüyen göz bebeklerimdeki acı aydan yansırken,
Yanaklarımdan süzülen yaşlarla…
Veda ettim ona
Haykırmak istedim…
Sesim çıkmadı suçluluğumdan…
Başkalarının hayatlarını yaşattığım için bir “özür” bile dileyemeden veda ettim…
“Seni seviyorum” diyemeden,
Kızgın gözlerle bana bakarken
Veda ettim içimdeki çocuğa…
“Sana ait bir yürek değil bu” dedi.
“Ve sana ait bir ruh değil bu”
Yerine getiremediğim sözleri hatırlatıyordu gözleri
“Böyle olsun istemedim, gitme ne olur” diyemeden,
Yok oluşunu izlerken ufukta
Veda ettim ona…
Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak…
Ve herşey eskisi gibi olacak…

Posted in FReeFaLL | Leave a comment

war…

this is war…
pure war…
it’s mine… a war in my playground…
rules are mine, lines are mine…
truth will set us all free…
 
 
Posted in FReeFaLL | 1 Comment

gözyaşlarımızı bitti mi sandın…

içimde ööle bi garip sızı var ki…
bunaldım söküp atamamaktan
düzeltmeye çalıştıkça bazı şeyleri sürekli engellerle karşılaşmaktan yorulmuş olabilir miyim
ve yorulmuşluğu kabullenemio olabilir miyim acaba
neden neden neden demek istiorum…
neyi sevdiimi buldum ben ve ellerimden gidio şimdi… 3 senelik rotasyonlarla terketmekten bıkmıştım oysaki
gerçekten kök salasım vardı burda
seviorum elimde diil, sevgili gibi, fenerbahçe gibi seviorum…
hayal kırıklıklarından usandım… gerçekten küçük oyunlardan bunaldım…
insanların kendini kurtarmak için başkalarını harcamalarından da usandım
ben elimde çırpınan bebeğin yaşaması için çabalarken, arkamdan iş çevrilmesinden bıktım…
ööle ters ki bu dünya bana…
onlara benzememek için sarfettiğim onca çaba
onlar karşısında güçsüz kalmamak için taktığım onca maskelerin izleri..
ne için, ne uğruna… tek isteğim üretmekti oysa ki…
solmaktan bunaldım, yeniden açmaktan bunaldım…
yaptığım işe bu kadar duygusal bağlanmaktan da…
ama değişmek istemiorum hiç o da ayrı bi dilemma
kalmadıysa yapabileceğim bişi, kendimi kurtarmaya çalışmaktansa gidesim gelir benim…
 
canım yanıo…
 
 
günler günlerin ardından
seni unutmak mecburiyetindeyim
seni sevmeler cumhuriyetinde
gözyaşlarım
gözyaşlarım
kafiye olsun diye değil

özleye özleye
kavuştuk birbirimize
birbirimize vitaminler
moraller verdik
içimizde şeytanlara
zülfikarlarla saldırdık
gözyaşlarımızı bitti mi sandın

günler günlerin ardından
seni unutmak mecburiyetindeyim
seni sevmeler cumhuriyetinde
senin dulluğun
benim kulluğum
kafiye olsun diye değil

Posted in FReeFaLL | Leave a comment

personal

üzülüorum engel olamıorum…
herşey kişisel oysaki… "bu kişisel bişi diil" tamamen yalan… herşey kişisel
en çok insanların birbirini kategorize etmesinden rahatsızım. kategorize edip küçük beyinleri ile var olduğuna inandıkları kategoriler için geliştirdikleri tekniklere inanmalarına hastayım. bunları üzerimde uygulama cüretini göstermelerine hele ekstra tepkiselim.
küçük oyunlardan sıkıldım…
 
all we need is love hahahah
 
 
 
Posted in FReeFaLL | Leave a comment

kuyu

ortada kuyu varsa ve yandan geçmek lazımsa ve her yan aynı yola bağlanıosa nası karar verioruz hangi yandan geçiceğimize içgüdüsel olarak…
bi arızalardayım ama hayırlısı demek istiorum, sigara dumanına karışasım var yine, uçan halılarımın ipleri birbirine dolandı havada kaldım kaçasım var. bi de bi önceki cümlede olduu gibi saçmalayasım var bol bol…konuşup konuşup bi bok demiyesim var, kendi yazdıımı okuyup anlamayasım ve hatta anlamlandıramayasım var…
hahahaha, kendime gülesim var
kimyam bozuldu galiba… 🙂
ah bu ben… 🙂 beni benden aldı, kucağına aldı üşümiiim die sabaha kadar…
Posted in FReeFaLL | Leave a comment

2

kendimi klonlayasım vaaarrrrrrrrrrr…..
2
2
2
2
2
2
2
2
2
 
Posted in FReeFaLL | Leave a comment

benim küçük sevgilim…

yaptım, ettim, buldum…
 
öööle şımarıklıklar yaptım ki… ama bi o kadar da şımarttım ve hep bu karşılığını verme hikayesinin ardına saklandım…
kendimi verdim tüm çıplaklığımla ama sözler vermemeye çalıştım…bilirim tutamam. bilirim eser geçerim, eserken dağıtır ööle giderim… tanrı şımarıklığımın günahlarını affeder mi? o affetse sevdiklerim eder mi…
 
herşey o kadar gerçek ve o kadar hayal ki… gerçek olamayacak kadar hayal… hayal olamayacak kadar gerçek… arasında sıkışıp kalırım. hep kalırım. oraları seviorum ben… oralar da beni sevio. bir çizgi üzerine yürüorum… bir tarafı gerçek bir tarafı hayal… 🙂 çizgi üzerinde dengemi koruyamayacak kadar sakarım ben oysa 🙂 ondan sendelemelerim ve beraberimde sendelettirdiklerim…
 
hayal dünyamı bırakamadım ben çocukluumda, hepimizin yok muydu zaten. şimdiki çocukların yok mu, onları dinleyip özenmiomuyuz hala… benim var işte sırtımda benimle beraber gelio her yere. ama bi cocuun acımasızlığında bazen işte… umursamaz çünkü, bencil… ve herşeyi ister şımarıkça…
 
şimdi bu şarkıyı dinledikçe içimde bi acıyı hatırlıorum, şımarmamak  için, bencilliklerimle kendimi ne kadar üzdüümü hatırlamak için ama çocukluumu da ne kdar sevdiimi unutmamak için… bu şarkı hiç susmııcak kulaklarımda…
 
şhhhh… seni seviorum
Posted in FReeFaLL | Leave a comment

tick tack

time is ticking… again..
Posted in FReeFaLL | Leave a comment

06-07/08/07

Dün akşam saat 21:30 itibariyle hayat durdu, ben öldüm. Bu sefer helvamı yapıp dağıtmadım. Bu sefer bi cenaze olmiicak… Bu sefer zaman durdu… yeniden akana kadar burada başka hiç yazı olmiicak….
 
 
Posted in FReeFaLL | 3 Comments

git-gel

özledim… arayasım var 🙂 farklı bi platformu belledim iletişim kurmak için bakalım nereye kadar… tenis maçı ve nadal….
 
bir başka jüri ve bir başka karar durumu… 48 saat önce benden çıktım ve beni karşıma aldım. 48 saat süren bi değerlendirme yaptık beraber. ben sustum, ben anlattı. sonuç? düşün düşün boktur işin demişler pek de yanlış diil hani. Aldığım, verdiğim cvp hep aynı… eskiden daha cesurdum. velhasıl hiçbir karara varamadım… bir tane hariç. "düşünmeme" 🙂 korkunun bana yakışmadıına karar verdim, akışına bıraktım gitti… 
Posted in FReeFaLL | Leave a comment