digital duygular

duygularımız dijitalleşmiş olabilir mi,
ya da içinde yaşadığımız dönem bunu pompalıo olabilir mi?
herşeyimiz dijital..
iletişimimiz, müziklerimiz, ortamlarımız hatta ambiyanslarımız dijital…
dijital bi çok şeyin ilham verme ve hayal kurma olayını tetiklediğine ben inanıorum,
kendim yaşadığım için başkasını bilemem
ama ruhumuza dokunan şeyler, içimizi ısıtan ya da buz kesenler,
yüreğimizi çizenler, kalbimizi güldürenler… korkarım bunların dijitalden gelmesine olanak yok..
duyularımız dijital diil ki dijital duygularımız olsun,
duyularımız körelebilir ancak duygularımız dijital olsun die…
neyse sarmiim ben bu konuya en iyisi…

Posted in FReeFaLL | Leave a comment

semptomlar..

insanlığın en büyük problemlerinden biri…
semptom çözme hastalığı
semptomlar asıl sorunu görmemizi çoğu zaman engeller
o derece semptomu yok etme çabasına gireriz ki büyük resmi kaçırırız hep.
zaten bir semptomu ortadan kaldırmak muhtemel bi diğerini tetikler ve kısır bir döngü içerisinde sürekli devinir dururuz
bunun da bi sebebi vardır elbet, bizler nedense sürekli günü kurtarmaya programlı çalştığımız için derinlemesine analizleri zaman kaybı olarak değerlendirir bulaşıcı hastalık gibi kaçarız. hem bir semptom çözmek başarı hissiyatı yaratır bünyede ve bu hissiyatın takibinde bir sonraki semptoma doğru harekete geçeriz tabi varlığını farkettiğimizde…
semptom ve hastalık arasındaki farkı bilmek de belirli bi birikim ister daha önemlisi farkındalık ister, sürekli bir sorgulama hali gerektirir ki bizler buna alışkın değilizdir. (armut piş ağzıma düş yaaaa)
birden fazla problemli semptomla karşılaşma halinde ise panikler tümden herşeyi değiştirmeye kalkarız…
oturup adam akıllı şapkamızı önümüze koyup nedir hastalığımız die düşünmeye başlamayız bir türlü
anladığımızda ise hastalık geri dönülmez safhasına çoktan gelmiş iş işten geçmiş olur…
bunu çoktan farketmiş insanlar da bir süre sonra sürekli tek başına hastalığının ne olduğunu ve bunu yaratan sebepleri düşünmekten kafayı sıyırır, çünkü bir başka birileri sürekli semptomlara mudahale ederek görüntüyü bulandırır…
Bundan mütevellit HD ready ve hatta HD dönemler dilerim herkese ve en çok kendime…

Posted in FReeFaLL | Leave a comment

tanımlamalar

ismi lazım diil ama acaip sevdiim bi -kendisini tanımlayacak sıfat/isim bulamıorum aslında, kelimeler çaresiz- dostum var geçenlerde muhabbetteydik telefonda. ilginç ilginç şeylerle uuraşır kafası sürekli düşünür durmazlardandır zaten, tüm gün oturmuş kafa yormuş arkadaşlarını bir cümle ile tanımlasa ne derdi die.
bana da benimkini sööledi…

“seni kazanan kendini kaybeder..”

bundan sonrası yorumsuz…

seni seviorum afekim 🙂

Posted in FReeFaLL | 1 Comment

cuma

cumaları severim
cumalar da beni sever…

istanbul güzel bi şehir… bi bırakılabilir olsa daha mı rahat ederdik acaba…
cuması pazartesisi kışı, çamuru, karı, beyazı herşeyiyle
Istanbul’u birçok şeyden çok severim…
Istanbul’da beni sever… iyi anlaşırız biz…

Posted in FReeFaLL | Leave a comment

sürtünme ve yorucu

bugün gerçekten yorucu bi insan olabilir miyim?
Yerimde duramadıım yetmiomuş gibi zihnimdeki sürtünme bünyede ısı yaratıp buna bağlı asabiyet haliyle dışa vurum yapıo. ateşim var. sürekli soğuk bişiler içmeye çalışmam ondan. serinlemek lazım. serinlemek için naapmak lazım serin yerlere göç etmek lazım. işin özeti bu aslında.

ve yine gitmek var her söylemde. hahahah yıllardır sıkılmamış olabilir miim bundan.

hadi hayırlısı demek istiorum.
bi çizgi üzerindeyim bi sağa bi sola salınıorum.
düştüm düşücem bi yana ama hangi yan belli diiil.
çizgi üstünde yürümeler artık yorucu olmaya başladı.

Posted in FReeFaLL | Leave a comment

entropisel misiniz?

hastayım hala, iyileşemedim. e insan dinlenmiince iyileşemio. zaten ben de normal insanlar gibi hasta olmuorum…. ama gözlerden fena pörtlemiş vaziyetteyim acaip sinyal oluorum.
öölesine uyuyasım var ki hahaha garip benim uyuyasım varsa kesin hastayım…
bıkkınlık gelmiş bana sanırsam. gidesim gelmiş. sabır taşı çatlamış vs vs vs
kafam kazan gibi sürekli birileri çorba karıştırıo sanki içinde… beynimin kulaklarımdan akası var galiba…
ayakkabı almaya bile hevesli diilim kesin bi problem var. 🙂

herneyse bugünün konusu aslında benim çengelli iğne kıvamında kıvrım kıvrım etrafta dolaşmam diil. bugünün konusu hayata enropisel yaklaşımlar. benim hayatım – yüksek ihtimal kendim ööle tanımlamaktan ve ööle olmasını istememden kaynaklı – entropi kavramıyla direkt ilişkilidir. neden? çünkü düzensizlik ve kaotik durumların göstergesi bize entropiyi verir. hali hazırda kendimi huzur veren kaotik insan olarak tanımlayan ben için bu uygun bi yaklaşım bence. ne zaman dünyada düzenli bi durum oluşsa etrafta bi yerlerde daha büyük bir düzensizlik meydana getirir. dünya bu sebeple düzenden düzensizlie dooru gider işte. dünya düzensizliie giderken biz insanlar kalkıp entropi gibi bi kavram yaratıp, – termodinamikten allah razı olsun ne diim- düzensizlii ölçüp dünyanın düzenini koruma çabası içine girmişizdir ki bu son derece gereksiz bi çabadır çünkü göz yapiim derken her seferinde farkında olmadan kaş çıkardıımız için daha büyük bir kaosun içine atlarız. 🙂 velhasıl ben bunu bilinçli yaparak en azından hayat içinde sürekli bi devinim yaratma çabası içinde dünya üzerindeki zamanımı geçirmekteyim. her yaptıım göz bana bi kaşa mal oluo çünkü. o kaşı yapiim derken kulak burun direkt olaya dalmak durumunda kalıorum ve yeni şekil ortaya çıkınca hadi bunun burasını biraz daha değiştirelim derken aynı döngü kısır bi vaziyette yeniden başlıo, başlıo, başlıo. hahaha never ending düzen yaratma çabası içinde düzensizlik 🙂 kendimi seviorum. hayat sorumlulukların olmadan daha keyifli ama sorumlulukların bu düzensiz düzen içinde biraz daha maceracı olmanı saalıo. sürekli bi stress.. tamam ok, normal diil. ben de diilim boşver.

– any irrevocable fundamental decisions about the course of your life recently?
– not yet, not yet, but about to i guess…

Posted in FReeFaLL | 2 Comments

hastayım, yorgunum, huysuzum…

çekilmez olabilir miiim…
az önce yarım çikolatalı donut yedim…
çok mutluydum ama cidden acaip mutluydum… ve hatta hala mutluyum
tanrı acı kırmızı biberi ve çikolatayı korusun…
seratonin & endorfin rulezzz

ps: aynı anda hem ice tea hem de çay içmek enteresan bi deneyim oluo

Posted in FReeFaLL | 2 Comments

tanrım bana…

…ktiri çekmem için ihtiyacım olan fırsatı ver lütfen. daha tahammülüm kalmadı… 
Posted in FReeFaLL | Leave a comment

bağımlılık

sedatif kimyasallar uzun kısa farkmaz vadelerde zararlı ise ve bazı insanlar üzerimizde sedatif etki gösteriyorsa aristo mantığında bu insanların da zararlı olacağını sööleyebilir miiz acaba
 
bugün aklıma geleni yazmış olabilir miim, sıkılıo olabilir miim acaba?
 
Posted in FReeFaLL | 1 Comment

farketmemiş olabilir miyim…

korkarım ben asabi bi insanım
dönem dönem cidden asabi olabiliorum da genel olarak kendimi sakin bi insan gibi hissediodum bugüne kadar
şuan farkediorum yakınımdaki insanların bana sıklıkla sööledikleri şey: "sakin ol! aman sakin ol!"
hmmm bu konuyu düşünüp çözmem lazım sanırım.
ya ben asabiyim cidden ya da içinde bulunduum ortam beni asabiyete sürüklüo, her iki durumda da acil aksiyon almalı
Posted in FReeFaLL | Leave a comment