düşüşler…

yaşı ilerledikçe insanın tutunacak daha çok şey buluo ama yine de düşüşlerimize engel olamıoruz işte…
içten düşüşlerimde kalbime ruhuma yığınla tutamaç yaptım ve fakat nafile,
ancak düşme hızımı yavaşlatabiliorum
düşmeye engel olunamıo maalesef…
serbest düşüşün insanın içinde yarattığı rahatlamadan mıdır bilinmez düşemeden duramıo insan…
sonra da neden düştüm ben şimdi die de hayıflanıo…
anlamsız bi kısır döngü

Posted in FReeFaLL | Leave a comment

güven…

bu kadar kendine güven içinde bu derece güvensizlik nası bi ikilemdir? ikilemlerden yana bayaa verimli bi kişilik olduum ortada şaşırmamalı aslında
güvensizliğin kendine güveni beslemesi de cabası… beraberinde gelen yalnızlık ve bu çağda aslında yalnızlığında yalnız olmama durumu da var… hayat basit mi ne?
Posted in FReeFaLL | Leave a comment

inanasım var…… olmayan kelimelere… yaşanmayanlara… geçmişin var olmadığına… kötü kalpli büyücülere… kara şimşeğe… notaların üzerinde dünyayı dolaşmaya… gülücüklere… pembeye… kırmızıya… kanatlara… aşka… hatırlamaya… şarkılara… bana… sana…
Posted in FReeFaLL | Leave a comment

bla bla bla….

kelimelerim tükendi… farklı kelimeler de olsa söölenenler hep aynı… duyulanlar hep aynı…
Posted in FReeFaLL | Leave a comment

duvar – i

benim istediğimi anca robotlar animasyonlarda yapabiliolar…
aşkla eriyen bile robotlar… biz insanlar naapıoruz anlamıorum…
 
peri masalımı istiorum ben, yoksa da hiç bişi istemiorum… bööle iyi.
Posted in FReeFaLL | Leave a comment

kebelek

kelebekler var içimde
düşünce balonu kozalardan içime doğan kelebekler…
son kullanma tarihi 15 gün olan düşünceler…
zamanı kısa kalan tutkular….
bi çırpıda sönüveren aşklar…
sürekli devinim içinde biri biter biri başlar…
çarpıntımın ritminde bi hayat….
Posted in FReeFaLL | Leave a comment

merak

merak kediyi öldürür. evet bayağı bildiğin öldürür. hadi kedi 9 canlıdır ilkinde ölmese 9.sunda ölür.
merak insanı da öldürür… üstelik insan 9 canlı da diildir.
merak edilen konulara dikkat edilmeli, zira her merak ruhun bedenden ayrılması şeklinde bir ölümle sona ermez.
insanlar türlü türlü ölürler….
o yüzden ara ara "bugün merak etmedim ne iyi ettim" şeklinde ara gazlar vermekte fayda var kanımca…
Posted in FReeFaLL | Leave a comment

anılar kutu kutu

anıları kutu kutu saklama oyunu ile kutu kutu pense elmamı yerse tamamen alakasızdır karıştırmayınız.
kutu kutu saklama, konu başlığı altında toplanan anıların uygun bir kutuya yerleştirilmek suretiyle rafa kaldırılmasını kapsar.
anıları kutulara koyabilmek kolay bi icraat diildir.
özel bir çaba, kişi özelinde geliştirilmiş metodolojiler gerektirir.
anılar özenle kategorize edilir ve içini ısıtan, güldüren, heyecanlandıranlardan bir karışım yapılıp kutunun içine yerleştirilir
kalan anılar tercihen çöp tenekesine ya da tuvalete atılarak sifon çekme suretiyle zihinsel ve ruhani mülkiyetten bertaraf edilir.
artık içte bişi kalmamış dışta da sadece hoşluklar, şakalar, güzellikler kutu içine saklanmıştır.
kutuya koyup kaldırmakla iş bitmez. kutunun kapağı iyice kapatılmalıdır ki içinden hayalet anılar kaçmasın
ayrıca tercihen kutunun nereye konduğu da unutulmalıdır ki günün birinde – uygun bi zaman dilimi sonrasında elbette – karşılasılınca sürpriz olsun
en tehlikeli durum zamansız bi şekilde kutunun açılmasıdır. o yüzden kutuyu kapadıktan hemen sonra lütfen içine ne koymuştum die bakmayınız.
zira içindeki anılar birbileri ile iletişmekte ve bir takım kimyasal reaksiyonlara girmektedir.
bu reaksiyon sonrası ortaya çıkan maddelere maruz kalmak bünyede sıkıntı yaratabilir.
ayrıca her an diğer tarafa ayırdığınız ve atmakta olduğunuz anılar ile kutu anıları karışabilir bu sebeple tüm operasyonu berbat edebilirsiniz
kutu kaldırma işlemi akabinde paralize olma, hiçbişi hissetmeme, çok temel şeyleri hatırlamama, aynada başkası gibi görünme, arkadaşlarınızın sizi tanıyamaması gibi yan etkiler ortaya çıkabilir şaşırmayın,
gemliği geçince de deniz görünür buna da şaşırmamakta fayda var.
kutu ancak stabil hale geldikten sonra açılmalıdır. zaten bu noktada herşey süt liman olmuş güvenli bölge oluşmuştur.
gönül rahatlığı ile kutu açılıp içi seeredilebilir, bişiler hissedilebilir… artık tamamen temizlenilmiş yeni anılar için hazır duruma gelinmiştir…

Posted in FReeFaLL | Leave a comment

kendi kendime

kendime döndüm
bi gitmeler, yatılı ziyaretler, dolambaçlı yollar sonrasında kendime döndüm
içime baktım ne eksik ne fazla die
yolda nerelere ne bıraktım, ne taşlar topladım die
baktım, sevdim içimi yine….
küçük kızı gördüm, büyüğünü pek göremedim ama küçük kadını gördüm…
kıpkırmızı elmalar, karanlık mağaralar, pembe kristaller, mor canavarlar…. hepsi bıraktığım yerde
henüz kaybolunmamış o kadar….

Posted in FReeFaLL | Leave a comment

zıpla zıpla nereye kadar

bi gökyüzüne değmiştim bi zaman çoook yükseklere sıçrayıp
ama bi daha sıçrayamadım o kadar
ne kadar uuraşsam da olmadı…
ne merdivenler denedim, sırıklar üzerinden atladım, koştum gerindim zıpladım, trombolinlerden fırladım…
yemedi….
bi daha dokunamadım
 
basınç farklılığı, sürtünme kuvveti, bedenim aldığı şekille aerodinamik yetersizliği, atmosferin ambiyans değişikliği…
bulamadım sebebini… zaten o kadar da fizik bilemedim hiç bi zaman…
 
ya da belki gökyüzü daha da uzağa gidio benden her zaman….
Posted in FReeFaLL | Leave a comment