Category Archives: Uncategorized

zamansal kaygılar

Zamansal kaygılar, zamansal kaygılar. Sanki bir yerlere yetişmeye çalışıyorum. Hani gitme isteği hep vardı da zaten, sanki az kaldı gitmeye de ama yetiştirecek onlarca iş varmış gibi. Garip bir telaş yaratıyor bünyede. Huzursuzluk.

Posted in Uncategorized | Leave a comment

nerede

Nerede olmak istiyorum onu bir bilsem… ya da kimin yanında? Daha mutlu olacağım belki. İçime bağırmalarımdan yoruldum en çok. İçime patlamalarımdan…

Posted in Uncategorized | Leave a comment

rüzgar

Rüzgarla birlikte geldi. Ansızın göstermeden… hissettirmeden yaklaştığını. Ürküttü önce, gizemle. Renk getirdi beraberinde. Canlı, gözalıcı renkler… gölgesi arkasında kapkaraymış, farketmedim. Rüzgarlı havalar boyunca dolaştı tenimde, inceden inceye, bir ürpertti serinliğinde, bir ısıttı ılık esintisiyle… dokunuşları rüzgar gibi hafif, özgür. Rüzgar … Continue reading

Posted in Uncategorized | Leave a comment

eksen

Gitmek, gitmek, tek söylediğim bu. Sürekli olarak gitmekten bahsediyorum. Birşeyi 40 kere söylersen olur derler, belki de ondan sürekli söylemlerim. Ve sanki bir kısmım gitmiş gibi. Gelmiyor da gittiği yerden. Sevdi orayı, gelmez artık. Bir görünmez eksen kutuplarımda, ortadan ikiye … Continue reading

Posted in Uncategorized | Leave a comment

ben çatışmalarda

Ben çatışmalarımdan usandım artık. Pişmanlık değil bunlar çatışma, yaralıyor bu bağlamda. Hani pişmanlıklarıyla başa çıkabilir belki insan ama iki ayrı yöne fırlayan okları paralele bağlamak neredeyse imkansız oluyor zaman zaman. Bu kadar çok ben olmasaydı birbirine bu kadar zıt ama … Continue reading

Posted in Uncategorized | Leave a comment

kıracak

ama ben yoruldum artık cevapsız nedenlerden… kendime yormaktan yoruldum en çok düzelememekten varsa eğer tabi düzeltilecek bir şey… ama onu bile esirgiyorlar benden neden? al işte bir tane daha… sanki cevabını bilmiyormuşum gibi… bal gibi biliyorum oysa bu da zorla … Continue reading

Posted in Uncategorized | Leave a comment

ilk nefes, son nefes : başlangıç

Kış mevsiminde, bir pazar sabahı doğmuşum ben. Annem öksürerek doğurmuş beni. Doğum öncesi gittiği bir eğlenceden dönerken üşütmüş olsa gerek, ertesi hafta öksürük krizleri başlayınca ben de dayanamayıp fırlamışım dışarı. E haliyle doğumu bu şekil olan bir zatın hayatı da … Continue reading

Posted in Uncategorized | Leave a comment