panpilerin ve panpişlerin dünyasında herşey tozpembe iken gerçek hayatta karanlıkların içinde kendini aydınlıkta sananların sanrılarını yaşıoruz
daha ne derece sanal olabiliriz… daha ne derece uyuşabiliriz, daha ne kadar farkında olmayabiliriz acaba… bizden bi halt olur mu acaba? zor…
gazaba uuramış kavimlerdeniz…. kendimizi gazaba uuratmış kavimlerdeniz…
çocuklar ölüo…. bayaa korka korka ölüolar… bile bile gidip ölüolar… ne için?
bu sorunun cevabı bende yok, yani tüm bunlar oluo da ne oluo sonunda neye yarıo deseniz bişi görmüorum ben “insanlık” adına. oysaki tüm aksiyonlarımızın sonunda ya bana insanlığım adına ya da tüm insanlık adına bişiler çıkarılabilmeli…. geyik
ne uzarız ne kısalırız, gelişimimiz zihinsel anlamda yüzyıllar öncesinde kalmış durumda, çevresel gelişimimizden bi fayda görmüorum ben fiziksel fonksiyonalite dışında… zaten bi tık daha zeki olsak, tüm dengeler değişirdi ama zatenlerle bir yere varılmıo
e madem varamıoruz, gitmeye de çalışmayalım o zaman… herşey bir züğürt tesellisi tadında…
içim dışım her yerim ağlıo….
siyahım bugün, bugün siyah…. aslında bu çatışmaların bitmediği her gün siyah…. dünyayı güzellik kurtaracak, bir insanı sevmekle başlayacak ya herşey… bu dünya kurtulmayacak… bitmeye mahkumuz