balık kavanozu

bazı zamanlar belirgin bi sebebi olmaksızın kapkaranlık bi umutsuzluua kapılırım.
aslında sebebi vardır, çoğunlukla birden fazla sebebi vardır.
içimde biriktirip sebepleri altından kalkamaz olmuşumdur ondandır karanlık,
ve düşerim ben o karanlıkta derinliğe dooru
işte az önce bardağımı
– ki benimkine bardak denmez sürahi ya da kazan demek lazım –
taşırmışım farketmeden
işte ben sadece bööle zamanlarda yanımda birisine ihtiyaç duyarım,
gerçekten ihtiyaç anlamında
ve hiç bişi de beklemem karşımdakinden aslında
sadece bana sarılsın isterim, kollarının arasında yok oliiim isterim…
ve dünya yıkılsa onun sayesinde bana bişi olmııcaını hissetmek isterim
bişi beklemem diyen biri için çok şey di mi…

ve çok garip bu noktada hep taksi durumu olur.
senin içinden yürümek gelir her yerden taksi geçer boş ama
ihtiyacın olduunda hiçbi yerde aradığın taksiyi bulamazsın

zaten çok az insan sorgusuz sualsiz senin bu durumunu kabul etmek ister…
yok kardeşim anlatmak istemiorum işte hangi birinden başliiim hem.
susasım gelmiş çoktan zaten,
sen sarıl yeter bi de kulağıma herşey çok güsel olucak die fısılda…
gerisini ben hallederim zaten..

offf cuma cuma nasıl darlandırdım kendimi belli diil
ve fakat cidden balık kavanozunda yüzen kayıp bi ruh gibi hissediorum kendimi…

This entry was posted in FReeFaLL. Bookmark the permalink.

Leave a comment