Mutluluğu yaz dedi hep mutsuzluğu yazıosun. Karanlıksın yazdıklarında hep…
Ben zaten hep karanlığım mı acaba. Dışa vurduğum renkler hep karanlığı gizlemek için mi ve mürekkepli ifadeler asıl ben mi ya da asıl ben die bişi olur mu bilemedim. Bildiğim yerden sorunuz lütfen…
Yok, yok, mutluluğu bağıra bağıra paylaşmalıyım ben, yüksek sesle ve hatta bazen başkalarını irite edicek şekilde dışa vurmalıyım. İçimde tutamıorum malzeme bu. Otuzuma geldim yine de olmuo. Karanlık kendi kendime konuşurken sadece… kendim de bazen ben bazen o çok özel kişiler işte.
Bu aralar zaten son derece enteresan bi kıvamdayım, fazla düşünmekten beynim pişti sanırım hissizleşti. En kötü karar bile kararsızlıktan iyiydi di mi. Hahahahahahahahahahahaha. Demesi kolay tabi. Ne istediğimizi bilmeliyiz di mi. Yok canım ööle olmuo pratikte işte. Bu aşk meşk ve ilişki olaylarından bezdim ben sanırım. Bi halt anlamadıım gibi kendi anlamazlııım içinde karşımdakilerin kafalarına soru işaretleri doldurmam da ayrı.
Ne zaman büyüüücem acaba? Büyümek gerekli mi acaba? Ben bööle kalsam ilerde çok pişman olur muyum acaba?
Solitary….kilit nokta bu mudur? Alternatif senaryolar içinde worst ending bu mudur ve buna mı hazırlık yapılmaktadır acaba?
Her şey boş… her şey renkli ve zehirli aynı zamanda. Her şey boş ve bi o kadar dolu aslında. Sürekli bir bakış açısı değiştirme durumu, sürekli devinim durumu…