anlamsız hırsları, amaçları, gururları bir kenara atabilen, dünyanın ve içindeki güzelliklerin hepimize yetebileceğine inanan ve hep fazlasını istemeyen, paylaşmayı bilen, politikadan ve polemiklerden uzak kalabilen, parayı amaç değil araç olarak kullanan ve ihtiyaç duymayan, İstanbul’un sonbaharından haz duyan, yıkıcı değil, yapıcı eleştirebilen ve kırmak yerine onarmayı deneyen, duygularını özgürce ifade etmekten korkmayan, yaptıklarını bedelini ödemeye hazır, yaptıklarının arkasında durabilen, duyularını yoğun kullanabilen, en önemlisi birbirinin özgürlüğüne saygı gösteren bir populasyonla belki dünya güzel olabilir…..
üretkenlikten uzak herkes, çok fazla “taker” var, çok fazla sömürü, çok fazla yetinmeme ve fazlasını almak için başkalarını ezme, insanoğlu, (kaldıysa insanlığı tabi) yine aynı zamanda, yine aynı hataları tekrarlıyor…. kıyamet yakındır