Dünyayi güzellik kurtaracak…

Elimiz kolumuz bağlı…. Bağlı mı gerçekten… herşeyi bırakıp bir anda aslında olmayan ama her geçen gün hızla ilerleyen bir savaşta karşı cephede yer alma kararını vermek zor değil mi? o yüzden elimiz kolumuz bağlı mazeretinin arkasında uluslararası şirketlerimizde kendimizden daha büyük güçlere güç katmaya devam edioruz. Ne kadar isterdim o kadar “insan” olabilmeyi. Masamın başından kalkıp, alışverişten vazgeçip, eğlenmekten vazgeçip birilerine örnek olabilmeyi, birşeyleri değiştirebilmeyi çok isterdim. “Naapiosun kardeşim deli misin? Kimin dünyasında kimin canını alıosun?” demeyi çok isterdim. Tavır koyabilmeyi ve o tavrın geri dönüşü olduğunu görebilmeyi çok isterdim.
“Dünyayı güzellik kurtaracak bir insanı sevmekle başlayacak herşey” dediğimde beni anlayan ülkeler görmeyi çok isterdim

 

 

anlamsız hırsları, amaçları, gururları bir kenara atabilen, dünyanın ve içindeki güzelliklerin hepimize yetebileceğine inanan ve hep fazlasını istemeyen, paylaşmayı bilen, politikadan ve polemiklerden uzak kalabilen, parayı amaç değil araç olarak kullanan ve ihtiyaç duymayan, İstanbul’un sonbaharından haz duyan, yıkıcı değil, yapıcı eleştirebilen ve kırmak yerine onarmayı deneyen, duygularını özgürce ifade etmekten korkmayan, yaptıklarını bedelini ödemeye hazır, yaptıklarının arkasında durabilen, duyularını yoğun kullanabilen, en önemlisi birbirinin özgürlüğüne saygı gösteren bir populasyonla belki dünya güzel olabilir…..

 

üretkenlikten uzak herkes, çok fazla “taker” var, çok fazla sömürü, çok fazla yetinmeme ve fazlasını almak için başkalarını ezme, insanoğlu, (kaldıysa insanlığı tabi) yine aynı zamanda, yine aynı hataları tekrarlıyor…. kıyamet yakındır

 

This entry was posted in HuMaNism. Bookmark the permalink.

Leave a comment