ben çatışmalarda

Ben çatışmalarımdan usandım artık. Pişmanlık değil bunlar çatışma, yaralıyor bu bağlamda. Hani pişmanlıklarıyla başa çıkabilir belki insan ama iki ayrı yöne fırlayan okları paralele bağlamak neredeyse imkansız oluyor zaman zaman. Bu kadar çok ben olmasaydı birbirine bu kadar zıt ama bir arada tek bedende barınan, böyle tutarsızlıklarda yaşamazdım o zaman. Ne istediğimizi bilmiyoruz. Ne biçim bir şımarıklıktır bu. Büyü biraz derler adama.

Elmayı yerken ki hissiyatın ne ise, yedikten sonra da aynı hissiyatları taşımalı insan benliğinde. Elmayı yerken iyiydi de, yedikten sonra bu anlamsız çatışma niye? Al benlerini karşına, onlar suçlasın seni sen savunma tarafında. Konuştur onları, tartıştır da bir sonuca varama. Elmayı yemek de değil ki problem ettiğin, midende yarattığı hazımsızlık aslında. Ama elma bu maalesef hazımsızlık yapar. E bile bile yiyorsun da neden hayıflanıyorsun kardeşim. Elma bitti bir kere, geç artık bunu, hazımsızlığı da geçecek elbet, dert etme. Nedir sonsuza kadar süren ki, elmanın verdiği haz da sürmez, hazımsızlık da… zaten bir yok olan marjinal fayda kavramı içerisinde aldığın hazzın da uzun süreli olacağı şüpheli değil mi? Bu durumda takmayacaksın kafana. Elinde değil bunun kontrolü. Evet belki birçok şeyi hayatında kontrol edebiliyorsun ama bir o kadarını da edemezsin artık bunu da kanıksa. Zamana bırak her şeyi, tüm acıları yaşatmak zorunda değilsin ruhuna. Yara alma artık. Bağışla… kendini bağışla… ardında dur yaptıklarının ve pişman olma. Yerinde ve zamanında bırak anılarını, gelecek kaygılarına taşıma.

Biliyorum sıkılıyorsun hayattan, aradığını biliyorsun da bulamamaktan yakınıyorsun. Arama artık, aradıkça yıpranıyorsun, aradıkça kendini biraz daha başkalarında bırakıyorsun. Sakinleş ve demirle biraz. Uzaklaş mekanlardan ve insanlardan… kendine dön ve artık korkma lütfen yalnızlıktan. Ben biliyorum senin içinden gelen o sarılma isteğini ve sana sarılacak birisi değil, senin sarılabileceğin birisini istediğini. Kendine sarıl, dost arama…

This entry was posted in Uncategorized. Bookmark the permalink.

Leave a comment